Glokom

Glokom (Göz Tansiyonu) nedir?

Glokom, göz içindeki sıvının normalden daha yüksek bir basınçta birikmesi sonucu oluşan bir göz hastalığıdır. Bu yüksek basınç, görme sinirinin hasar görmesine ve görme kaybına neden olabilir. Glokom, genellikle belirti göstermeden sinsice ilerler. Bu nedenle, erken teşhis ve tedavi çok önemlidir. Glokom, kırk yaş sonrası daha yaygın olmakla birlikte, her yaşta görülebilir. Risk faktörleri arasında aile öyküsü, miyopi ve diyabet gibi faktörler yer alır.

 

 

Glokom hastalığının belirtileri nelerdir?

 Glokomun belirtileri başlangıçta genellikle hafif ve farkedilmez olabilir. Bunun nedeni, glokomun sinsi bir hastalık olması ve genellikle ilk aşamalarda herhangi bir ağrı veya rahatsızlık hissi oluşturmamasıdır. Ancak, hastalık ilerledikçe belirtiler daha belirgin hale gelebilir. Glokomun yaygın belirtileri şunlardır:

  1. İleri görme kaybı: Glokom genellikle çevresel (periferik) görme alanında başlar. Yavaşça merkezi görme kaybına yol açabilir. Özellikle ilerleyen dönemlerde, hasta çevresel alanları fark etmekte zorlanabilir veya bazı nesneleri gözden kaçırabilir.
  2. Gözde ağrı veya rahatsızlık: Bazı glokom vakalarında gözde ağrı, kızarıklık, sulanma veya rahatsızlık hissi oluşabilir. Bu belirtiler, glokomun daha ileri evrelerinde veya akut glokom atakları sırasında ortaya çıkabilir.
  3. Bulanık veya bulanık görme: Glokom, görme sinirinin hasar görmesine ve görüntülerin net olarak algılanmasının zorlaşmasına neden olabilir. Bu da bulanık veya bulanık bir görme hissi yaratabilir.
  4. Işığa duyarlılık: Bazı glokom hastaları, ışığa karşı artan hassasiyet yaşayabilirler. Parlak ışıklar gözde rahatsızlık hissi yaratabilir veya gözleri kamaştırabilir.
  5. Renklerde değişiklik: Glokom ilerledikçe, renklerin algılanması da etkilenebilir. Renkler soluk veya mat görünebilir.

Belirtiler her bireyde farklılık gösterebilir ve glokomun bazı tipleri belirtiler oluşturmadan ilerleyebilir. Bu nedenle, düzenli göz muayeneleri ve göz sağlığı kontrolü, glokomun erken teşhis edilmesi ve tedaviye başlanması için önemlidir.

 

Glokom hastalığının tipleri nelerdir?

Göz tansiyonu, yani glokom, farklı tiplere sahip olabilen bir hastalıktır. En sık görülen glokom tipleri:

  1. Primer açık açılı glokom: Bu, en yaygın glokom türüdür. Göz içindeki sıvı normalden daha yavaş bir şekilde drene edilir ve bu da göz içi basıncının artmasına yol açar. Başlangıçta belirtiler genellikle sinsidir ve fark edilmez. İlerleyen dönemlerde ise görme kaybı oluşabilir.
  2. Normal-tansiyonlu glokom: Bu tip glokomda, görme siniri hasar görür, ancak göz içi basıncı normal sınırlar içerisindedir. Bu durumda, göz içi basıncı normal olsa bile, görme kaybı gelişebilir. Nedenleri tam olarak anlaşılamamıştır ve göz içi basıncı normal olduğu için tanısı zor olabilir.
  3. Kapalı açılı glokom: Bu glokom türünde, göz içindeki sıvı akışı ani bir şekilde engellenir ve göz içi basıncı hızla yükselir. Bu durum acil bir durum oluşturabilir. Kapalı açılı glokom, belirtilerle birlikte şiddetli göz ağrısı, bulanık görme, kızarıklık ve hatta mide bulantısı gibi sistemik belirtilerle kendini gösterebilir.
  4. Sekonder glokom: Bu tip glokom, başka bir göz problemi veya hastalığı sonucunda ortaya çıkar. Örneğin, göz yaralanmaları, göz enfeksiyonları, göz içi tümörler veya uzun süreli kortizon(steroid) kullanımı sekonder glokoma neden olabilir.
  5. Konjenital glokom: Bu tip glokom, doğuştan gelen bir durumdur ve genellikle bebeğin ilk birkaç yaşında fark edilir. Göz içindeki sıvının drene edilmesini engelleyen yapısal anormalliklerden kaynaklanır.

Göz doktorunuz, doğru tanıyı koymak ve uygun tedaviyi reçete etmek için bir glokom türü belirlemek için kapsamlı bir değerlendirme yapacaktır.

 

Glokom hastalığındaki risk faktörleri nelerdir?

 Glokomun ortaya çıkmasında çeşitli risk faktörleri bulunmaktadır. İşte glokom gelişme riskini artıran bazı faktörler:

  1. Yaş: Glokom, genellikle ileri yaşlarda daha yaygın olarak görülür. 40 yaşın üzerindeki kişilerde risk artarken, 60 yaş ve üzerindeki kişilerde daha yüksek bir risk söz konusu olabilir.
  2. Aile öyküsü: Ailede glokom öyküsü bulunan kişiler, glokom geliştirme riski altındadır. Genetik faktörlerin glokomun oluşumunda rol oynadığı düşünülmektedir.
  3. Yüksek göz içi basıncı: Göz içi basıncının yüksek olması (oküler hipertansiyon), glokom gelişme riskini artırır. Ancak, her yüksek göz içi basıncı olan kişide glokom gelişmeyebilir ve düşük göz içi basıncına sahip kişilerde de glokom gelişebilir.
  4. Miyopi: Yüksek derecede miyopiye sahip olan kişiler, glokom geliştirme riski daha yüksektir. Miyopinin glokom ile ilişkili olmasının nedeni tam olarak bilinmemektedir, ancak uzun süreli miyopi göz içi yapılarında değişikliklere yol açabilir.
  5. Diyabet: Diyabet (şeker hastalığı) olan kişilerde, glokom riski artabilir. Diyabet, göz içi basıncını etkileyebilir ve glokom gelişme riskini artırabilir.
  6. Hipertansiyon (yüksek tansiyon): Yüksek tansiyon, glokom geliştirme riskini artırabilir. Göz içi basıncı üzerindeki etkisi nedeniyle hipertansiyon, glokomun oluşumunda bir faktör olabilir.
  7. Irk: Afrika kökenli insanlar, glokom geliştirme riski bakımından diğer ırklara göre daha yüksek bir risk altındadır. Ayrıca Doğu Asya kökenli insanlarda da bazı glokom türleri daha yaygın olabilir.

Bu faktörler, glokom gelişme riskini artırabilir, ancak her risk faktörüne sahip olan kişilerde glokom gelişmeyebilir ve bazı kişilerde risk faktörleri olmamasına rağmen glokom gelişebilir. Glokom riskini değerlendirmek ve erken teşhis için düzenli göz muayeneleri önemlidir. Göz doktorunuza  danışmak, kişisel risk faktörlerinizi değerlendirmek ve uygun önlemleri almak için en doğru adımdır.

 

Glokom nasıl teşhis edilir?

Glokom hastalığının teşhisi genellikle bir dizi göz testi ve muayene ile yapılır. İşte glokom teşhisi için yaygın olarak kullanılan bazı yöntemler:

  1. Göz içi basınç ölçümü (Göz tansiyonu): Göz içi basıncı, tonometre adı verilen özel bir aletle ölçülür. Bu test, glokom riskini değerlendirmek için rutin göz muayenesinin bir parçasıdır. Normalden yüksek bir göz içi basıncı, glokom gelişme riskini gösterir, ancak yüksek basınca sahip olmak glokom teşhisi için tek başına yeterli değildir.
  2. Göz siniri muayenesi: Göz doktoru, oftalmoskop ile göz sinirini inceleyerek glokomun belirtilerini ve hasarını değerlendirir. Göz sinirindeki hasar, glokomun bir göstergesi olabilir.
  3. Görme alanı testi: Perimetri adı verilen bir testle, kişinin görme alanı haritası oluşturulur. Bu test, glokomun erken belirtilerini ve görme alanındaki kayıpları tespit etmek için kullanılır.
  4. Optik koherens tomografi (OCT): Bu görüntüleme testi, göz doktoruna optik sinir lif tabakasını ve makula bölgesini detaylı olarak inceleme imkanı sağlar. Glokomun erken belirtilerini tespit etmek ve tedavi sürecini izlemek için kullanılır.

Glokom teşhisi, bir göz doktoru tarafından yapılır ve teşhis süreci kişinin risk faktörlerine, semptomlara ve yapılan testlerin sonuçlarına dayanır. Erken teşhis, glokomun ilerlemesini durdurmak veya yavaşlatmak için çok önemlidir. Bu nedenle, düzenli göz muayeneleri ve göz sağlığı kontrolü önemlidir.

 

Glokom nasıl tedavi edilir?

Glokom tedavisi, hastalığın ilerlemesini durdurmak veya yavaşlatmak, görme kaybını önlemek veya minimize etmek için tasarlanmıştır. Tedavi yöntemleri, glokomun şiddeti, ilerlemesi ve hastanın bireysel durumuna bağlı olarak belirlenir. İşte yaygın olarak kullanılan glokom tedavi yöntemleri:

  1. Göz damlaları: En yaygın tedavi yöntemi göz damlalarıdır. Bu ilaçlar, göz içi basıncını düşürmeye yardımcı olur. Göz damlaları genellikle günlük olarak düzenli olarak kullanılmalıdır. Göz damlaları, göz içi sıvısının üretimini azaltabilir veya drene olmasını artırabilir.
  2. Oral ilaçlar: Bazı durumlarda, göz damlalarının yeterli olmadığı veya tolere edilemediği durumlarda, doktor oral ilaçlar reçete edebilir. Bu ilaçlar, göz içi basıncını düşürmeye yardımcı olabilir.
  3. Lazer tedavisi: Lazer tedavisi, göz içindeki sıvının drene olabileceği açıklıklar oluşturmak için kullanılır. İki yaygın lazer tedavisi yöntemi şunlardır:
    • Argon lazer trabeküloplastisi (ALT): Göz içindeki sıvının drene olabileceği trabeküler ağa erişmek için kullanılır.
    • Selektif lazer trabeküloplastisi (SLT): Trabeküler ağa etki ederek göz içi basıncını düşürmeye yardımcı olur. Daha az yan etkisi vardır ve ALT’ye alternatif olarak tercih edilebilir.
  4. Cerrahi müdahaleler: İlaçlar veya lazer tedavisi yeterli sonuç vermediğinde veya hastanın durumu gerektirdiğinde, cerrahi müdahaleler düşünülebilir. Glokom cerrahisi, göz içindeki sıvının drene olabileceği yeni bir drenaj yolu oluşturmayı amaçlar. Bazı yaygın cerrahi tedavi seçenekleri şunlardır:
    • Trabekülektomi: Göz içinde bir drenaj oluşturmak için yapılan cerrahi bir prosedürdür.
    • Seton (Tüp) yerleştirilmesi: Göz içine bir tüp yerleştirilir ve sıvının drene olabileceği bir yol oluşturulur. Örneğin, Ahmed valfi ve Baerveldt implantı. yerleştirme bulunur.

Tedavi seçimi, hastanın glokomunun tipine, şiddetine, genel sağlık durumuna ve diğer faktörlere bağlı olarak belirlenir. Glokom tedavisi, genellikle bir ömür boyu süren düzenli takip gerektirir. Bu nedenle, tedaviyi takip etmek, doktor kontrollerine düzenli olarak gitmek ve tedavi planına sadık kalmak önemlidir.

 

Doktor Randevunuza gelmeden yapmanız gereken hazırlıklar nelerdir?

 Doktor randevunuza gitmeden önce aşağıdaki hazırlıkları yapmanız önemlidir:

  1. Göz kayıtlarınızı toplayın: Daha önceki göz muayeneleriniz, test sonuçları veya tedavi geçmişi gibi göz sağlığınızla ilgili belgeleri toplayın. Bu, doktorunuzun geçmişinizi incelemesine ve mevcut durumunuzu daha iyi anlamasına yardımcı olur.
  2. İlaçlarınızı listelemek: Kullandığınız reçeteli ilaçlar, göz damlaları veya takviyeler gibi tüm ilaçları bir liste halinde hazırlayın. Bu, doktorunuza mevcut ilaç tedavileriniz hakkında bilgi vermek için önemlidir.
  3. Sorularınızı hazırlayın: Randevunuzda doktorunuza sormak istediğiniz soruları düşünün ve bir liste yapın. Glokomunuzla ilgili belirsizliklerinizi veya tedavi seçeneklerini anlamak için sorularınızı doktorunuza iletebilirsiniz.
  4. Semptomları takip etmek: Eğer glokom semptomları yaşıyorsanız, bu semptomları ve şiddetini not alın. Göz ağrısı, bulanık görme, renkli halkalar, görme alanında kayıplar gibi semptomlarınızı doktorunuzla paylaşmak önemlidir.
  5. Randevu saatinde erken gelin: Randevunuz için planlanan saatte mümkünse birkaç dakika öncesinde gelin. Bu, gerekli kayıt işlemlerini tamamlamanız ve hazırlıklı bir şekilde doktorunuzla görüşmeniz için zaman sağlar.

Randevunuza hazırlıklı gitmek, doktorunuzun size en iyi hizmeti sunabilmesi için önemlidir. Bu hazırlıklar, doktorunuzla daha verimli bir görüşme yapmanıza ve sorularınızın yanıtlanmasına yardımcı olacaktır.

 

Copyright 2022 © Afsun Şahin